Beşiktaş kıyısı Osmanlı döneminde denizcilik faaliyetleri, köy ve yalı yerleşimleriyle gelişti; Barbaros Hayrettin Paşa’nın türbesi ve çevresi denizcilik hafızasının merkezlerinden biri oldu. 19. yüzyılda Dolmabahçe, Çırağan ve Yıldız saraylarının inşasıyla bölge imparatorluk yönetiminin ve temsil mekânlarının başlıca odağına dönüştü. Adın kökenine ilişkin farklı rivayetler kesin tarihsel gerçek gibi aktarılmamalıdır.
Cumhuriyet döneminde Dolmabahçe Sarayı Atatürk’ün İstanbul’daki çalışma ve yaşamıyla özel bir önem kazandı. Beşiktaş 1930’da Beyoğlu’ndan ayrılarak ilçe oldu. Levent’in planlı konut yerleşimi, ardından Büyükdere Caddesi çevresindeki iş merkezleri; Etiler ve üniversite kampüsleri kıyıdaki tarihî mahallelerden farklı bir modern kentleşme katmanı oluşturdu.